Dermatolog Neslihan Dolar Uyarıyor: Roza Göz Ardı Edilmemeli
Dermatolog Neslihan Dolar, son yıllarda görülme sıklığı artan roza hastalığında stres, güneş maruziyeti, yanlış kozmetik kullanımı ve beslenme alışkanlıklarının önemli tetikleyiciler arasında yer aldığını söyledi.
Roza nedir, nasıl ortaya çıkar?
Roza genellikle 30 yaş sonrası dönemde ortaya çıkar. En sık yanaklar, burun, alın ve çene bölgesini etkiler. Başlangıçta kızarıklık gelip geçici gibidir; sıcak ortamda, stresliyken ya da utanınca belirginleşir. Zamanla bu kızarıklık kalıcı hale gelir, kılcal damarlar görünür olur ve bazı hastalarda sivilceyi andıran lezyonlar tabloya eklenir.
Bilimsel olarak rozada;
◊ Yüz damarlarında aşırı genişleme eğilimi
◊ Cilt bağışıklığında düzensizlik
◊ Cilt bariyerinde zayıflama ön plandadır. Son yıllarda bunlara bir halka daha eklenmiştir: mikrobiyota, yani hem ciltteki hem de bağırsaktaki mikroorganizmalar.
Roza akne midir?
Hayır. Akne yağ bezleriyle ilişkiliyken, roza damar yapısı ve inflamasyon ağırlıklı bir hastalıktır. Bu ayrım önemlidir, çünkü akne için kullanılan birçok ürün, rozalı ciltte durumu kötüleştirir.
Neden artık daha sık görüyoruz?
Bunun başlıca nedenleri arasında:
◊ Artan stres düzeyi
◊ Güneşe maruziyet
◊ Yanlış kozmetik kullanımı
◊ Şehir yaşamı
◊ Beslenme alışkanlıklarındaki değişim yer alıyor. Özellikle son yıllarda üzerinde durulan bir konu var ki, rozayı anlamada önemli bir pencere açıyor: Bağırsak florası.
Bağırsak florası bozulduğunda yüz neden kızarır?
Bağırsak florası, bağışıklık sistemimizin önemli bir parçasıdır. Flora dengesi bozulduğunda vücutta sürekli bir inflamasyon hali oluşur. Bu durum, hassas damar yapısına sahip olan yüz bölgesinde daha kolay klinik bulgu verir. Rozalı hastaların önemli bir kısmında;
◊ Şişkinlik
◊ Gaz
◊ Sindirim düzensizlikleri
◊ Bazı gıdalara hassasiyet eşlik edebilir.
Elbette her rozalı hastada bağırsak problemi olacak diye bir kural yoktur. Ancak florası bozulan bireylerde rozanın daha sık alevlendiği gözlemlenmektedir.
Beslenme ve tetikleyiciler
Rozada beslenme konusu kişiseldir. Ancak en sık bildirilen tetikleyiciler şunlardır:
◊ Alkol
◊ Acı ve baharatlı yiyecekler
◊ Çok sıcak içecekler
◊ Bazı fermente gıdalar
Bağırsak florasını destekleyen, düzenli ve dengeli bir beslenme biçimi, rozanın daha sakin seyretmesine yardımcı olabilir.
Evde yapılan hatalar
◊ Sert temizleyicilerle yüzü sık yıkamak
◊ Peeling ve asitleri bilinçsiz kullanmak
◊ Doğal yağları doğrudan cilde sürmek
◊ Güneş koruyucuyu ihmal etmek
◊ İnternette önerilen kürleri denemek
Bu yaklaşımlar uzun vadede rozayı daha dirençli hale getirir.
Tedavide en büyük yanılgı
Roza hastalarının en sık yaptığı hata şudur: “Kızarıklığı kapatayım da kimse görmesin.” Kalın fondötenler, yoğun kapatıcılar... Kısa vadede işe yarıyor gibi görünse de uzun vadede cildi yorar. Tedavide amaç kızarıklığı gizlemek değil, neden kızardığını anlamaktır.
Tedavi yaklaşımı
Roza tedavisi kişiye özeldir.
◊ Medikal tedaviler
◊ Dermokozmetik bakım
◊ Gerekli hastalarda lazer ve ışık sistemleri
◊ Yaşam tarzı ve beslenme düzenlemeleri birlikte ele alınmalıdır.
Kimi hasta sadece doğru dermokozmetik ve yaşam tarzı değişikliğiyle rahatlar. Kimi hastada medikal tedavi gerekir.
Lazer ve ışık tedavileri trend mi, gerçek mi?
Son yıllarda roza tedavisinde lazer uygulamaları konuşuluyor. Doğru hastada, doğru zamanda ve doğru cihazla yapıldığında lazerler gerçekten yüz güldürücü olabilir.
Ama lazer sihirli bir değnek değildir. Her kızarıklık lazerle geçmez. Önce cilt sakinleştirilir, bariyer güçlendirilir, tetikleyiciler kontrol altına alınır. Sonra gerekiyorsa lazer devreye girer. Dermatolog kontrolü bu yüzden çok önemlidir.
Evde neler yapılabilir?
Evde bakımın amacı cildi sakinleştirmek ve bariyeri korumaktır:
◊ Sabunsuz temizleyiciler
◊ Ilık su kullanımı
◊ Parfüm ve alkol içermeyen ürünler
◊ Düzenli güneş koruyucu
◊ Alevlenme dönemlerinde minimal makyaj
◊ Sindirim sistemi belirtilerinin farkında olmak
Ne zaman dermatoloğa başvurmalı?
◊ Yüzünüz sık sık kızarıyorsa
◊ Yanma, batma hissi varsa
◊ Kızarıklık geçmiyorsa
◊ Akne tedavileriyle düzelmiyorsa, “bir baktırayım” demenin zamanı gelmiştir. Erken tanı, rozada en büyük avantajdır. Çünkü ne kadar erken fark edilirse, o kadar kolay kontrol altına alınır.
Roza yalnızca yüzde görünen bir kızarıklık değildir. Bazen bağırsakta başlayan, bazen cilt mikrobiyotasında alevlenen, çok katmanlı bir hastalıktır. Bu nedenle tek yönlü değil, bütüncül ele alınmalıdır.
Yüz kızarıyorsa cilt bir şey anlatıyordur. Onu susturmaya çalışmak yerine dinlemek, rozayı yönetmenin en bilimsel yoludur.