DOLAR 42.51 ₺
EURO 49.37 ₺
STERLIN 56.38 ₺
G.ALTIN 5,763.59 ₺
BTC 90,916.17 $
ETH 3,006.92 $
BİST 0.00

    Osman Gökçek’ten bomba iddia: “1.2 milyon dolarlık rüşvet çantası teslim edildi”

    Gündem
    Yayınlama: 24 Kasım 2025 Pazartesi 22:19 Kaynak: Haber Merkezi

    AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, CHP içinden gelen eleştirileri hatırlatarak “CHP kendi iddialarını araştıracak bir heyet bile kurmaktan kaçıyor” dedi.

    Osman Gökçek’ten bomba iddia: “1.2 milyon dolarlık rüşvet çantası teslim edildi”

    AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Beyaz Tv'de yayınlanan Sürmanşet programında, açıklamalarda bulundu.

    AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in konuşmalarından satır başları:

    KILIÇDAROĞLU'NDAN ARINMA ÇAĞRISI!

    “Bu mevcut CHP milletvekilerinin yayınladığı metin. Evet. İşte orada anlatıyorlar. ‘Bazı genel başkan yardımcılarının milletvekilerinin isimleri somut bir şekilde belirtilerek kendisinden yüklü rüşvetler alındığı İftirasını atan Aziz İhsan Aktaş isimli müteahhite iftira davası açılmasını' istiyorlar. ‘Ya arkadaş bize iftira atılıyorsa, milletvekileri olarak biz niye Aziz İhsan Aktaş'a dava açmıyoruz? Niye çıkıyoruz otobüsün üstünde boş boş konuşuyorsunuz.' diyor. Kendi genel başkanlarına, bunu mevcut milletvekileri söylüyor. Bakın, ‘Ciddi bir iddia ya da iftiralara maruz kalan partililerin konumu ve görevi ne olursa olsun, parti içinde bir muhakeme sürecine tabi tutulması ve bunun için gerekirse bir heyet kurulması' diyor ki ya partide bir heyet kuralım, hakikaten bir hırsızlık yapmış olan varsa yolsuzluk yapmış olan varsa bunu cezalandıralım diyorlar. Bunu diyenler kim? Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri diyor. Ama Özgür Özel bu yandan hiçbir şekilde olaya bakmıyor. Tam tersine otobüsün üstüne çıkıp bu iş siyasi bir dava veya buna benzer laf salataları yaparak bu işi geçiştirmeye kalkıyor.”

    “Bakın efendim. Bugün tekrar bu da Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılan milletvekileri bir metin yayınladı. Onlar da mesela ‘Konumu görevi ne olursa olsun, haklarında çeşitli iddialar bulunan veya açıkça iftiraya uğradığı belirtilen partililerle ilgili iddiaların araştırması amacıyla bağımsız bir parti iç heyeti oluşturulmalı.' diyorlar. Bunu da eski Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri söylüyor. Onlar da bir araya gelmişler ‘Ya arkadaş bu partinin bir iç denetimi olması lazım, bu iddialara cevap verilmesi lazım.' diyorlar.”

    “Biz söylüyoruz. CHP, ‘Bunlar bize karşı oldukları için söylüyorlar.' diyorlar. Kendi içlerinde Kemal Bey ve ekibi söyleyince, ‘Onlar da bize karşı.' diyorlar. Ne yapacak yani? Bütün Türkiye bir araya gelecek, bunların yaptıkları eğer bir hırsızlık varsa, bir hortumlama varsa, bir rüşvet varsa, bir çökme iddiası varsa herkes bu işe göz yumacak ve bunlar istedikleri kadar götürsünler diye herkes gözlerini mi kapatacak? Böyle bir siyaset şekli var mı? Bunu, Osman Gökçek söylemiş veya bir CHP'li söylemiş. Bunun çok önemli yok. İşin doğru olup olmadığının önemli var. CHP'li vekillerin söylediği bu konuda bir doğruluk payı varsa biz buna yanlış mı diyeceğiz? Adamlar diyor ki iç denetim için bir ekip oluşturalım. Bu ekip de bizi arkadaşlarımızı denetlesin. Varsa bir anormalik o kişiye parti olarak ceza verelim diyorlar. Bunun diyen CHP'li milletvekilleri. Özgür Özel hiç o yanda değil. Nerede? Ekrem İmamoğlu'nun kapısında duruyor. Siliviri'nin kuşu gibi geliyor., kapının önüne çıkıyor ve oradan millete bu konuları anlatmaya kalkıyor. Böyle bir siyaset şekli olamaz.”

    İŞ ADAMLARINDAN ÇEK VE SENET ALMIŞLAR!

    “Şimdi bunlar diyorlar ya bu işlerde hiçbir iş yok. Bakın, size bir konu anlatayım. Şile'de bir o biyometanizasyon tesisinin sözleşmesi tadilatı için 1.2 milyon dolar bir rüşvet isteniyor. İmamoğlu bu tadilata ‘Tamam ben onay veririm.' diyor. Daha sonra Aykut Erdoğdu ve Fatih Keleş içinde 1.2 milyon dolar olan çantayı alıyor. Bu paranın kaynağı olan Serkan Aydın, banka dekontunu götürüyor mahkemeye teslim ediyor? Diyor ki ‘Ben şu bankadan bu parayı çektim ve bu parayı şurada teslim ettim.' Devlette bunun HTS kayıtlarına bakıyor. Bir bakıyor ki evet götürüp çantayı teslim ettiği yer doğru. Parayı çektiği doğru. Ya adam da diyor ki ‘ben 1.2 milyon dolar rüşvet verdim' diyor. Bak bu birincisi şimdi bununla ilgili soru sormayacaksınız CHP'ye. Niye? Böyle bir rüşvet alındaysa, bunun cezasını birileri çekmesin mi?”

    “Size bir konu daha anlatayım. Serbülent Danış, bu kişi 1 milyar TL'lik asfalt işini alıyor. Daha sonra bu adamın 500 milyon alacağı birikiyor. Bir milyarlık iş aldı ya belediyeden. Geliyorlar buna ne diyorlar biliyor musun? ‘Kardeşim paranı mı alacaksın? Yüzde 10 vereceksin. Yüzde 10 vermiyor musun? Parayı alamazsın.' Rüşvet istiyorlar. Ve adam parayı veriyor. Parayı verdikten sonra hak edişi gerçekleşiyor. Rüşvet vermek de almak da çok ahlaksızca bir şey. Ama şunu düşünsenize, adamın 500 milyon TL alacağı var. Köşeye sıkıştırıyorlar. Çoluğunun, çocuğunun rızkı, bu parayı almazsa şirketi batacak, işçilerinin maaşını ödeyemeyecek, faizin içine girecek. Yani düşünsenize o müteahhitin durumunu. Adamı sıkıştırıyorlar köşeye beş yüz milyon TL alacak durumuna getiriyorlar. ‘Çık yüzde on yoksa senin işini bitiririz' diyorlar.”

    “Şimdi bir iş yerinde ay başında işçi maaş bekler. O da rızkını götürecek çoluğuna çocuğuna verecek. Hadi onu geçtik. Malzemeci para bekler. Ticaret yapıyorlar sonuçta. Bu adamın aldığı paranın yüzde 100'ü kâr değil ki. Bu adam gidiyor orada, malzemesini alıyor, taşını alıyor, onlara çek veriyor. Bu adam parasını ödeyemedi. Sıkıştık köşeye. Evet, rüşvet vermek çok kötü bir şey. Ama bu adamı öyle bir hale getiriyorlar ki yüzde 10 ver. Bu ne demek ya? Bu çökmek demek. Bu bir mafya düzeni demek. Bu illegal sistem demek. İşte Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar olsa Türkiye'yi götürmek istediği durum, budur. En güvendikleri cumhurbaşkanı adayımız diyecekleri adamın, alt kadrosu millete bu şekilde çöküyorsa, bu adam cumhurbaşkanı olsa herkese çöker. Çok net. Ekrem İmamoğlu suç örgütü değildir de nedir bunun ismi?'

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code